10 Mart 2012 Cumartesi

İstilacı türler

Bir belgesel: Büyük ve istilacı balıkları konu alıyor. Amerikada Missisipi nehrinde bir anda çoğalan ve nehrin bir bölümünü istila eden dev sazan balıkları. Milyonlarcası, inanılmaz şekilde üremeye ve büyümeye devam ediyor. Bu konuya nasıl bakıyoruz biz insanlar? Tabii ki de bizim yaşam alanımızı fazlasıyla kendine ayırmış bu balıkları bir şekilde kontrol altına almaya çalışarak. Hatta onları yemeyi bile düşünmeden sadece avlayıp, kenara atarak bu beklenmedik medeniyeti kurutmaya çalışıyoruz.
Peki balıklar bizim hakkımızda ne düşünüyor acaba?

"Kardeşim burası nehir. Biz suda yaşıyoruz siz karada. Bütün dünyayı istila ettiniz biz sesimizi çıkartmadık. Şimdi sizin haddinize mi bizim sularımızda bizi kontrol etmek? demezler miydi acaba?

İnsanoğlunun şuursuzluğu kaf dağına kafa tutmaya devam ediyor. Kendimizi bütün doğadan ve canlılardan ayrı tutup, hatta bu sorumluluk bize verilmiş gibi davranıp, her şeyi kontrol etmeye çalışıyoruz.

Biz kimiz?

Doğanın ve yaşamın içine ediyoruz. Önce hayvanların soyunu tüketiyoruz sonra "Eyvah soyları tükendi bunlardan 50 tane kaldı" deyip onları korumaya çalışıyoruz. Tam da bize göre bir davranış.

Biz alt yapısız inşaatlar yapmaya devam edelim, biz kendi politikalarımızla kendimizi zehirleyemeye de devam edelim. Biz ormanları yok edelim, hayvanların yaşam alanlarını istila edip onları yok olmaya mecbur edelim.
Biz - ne bok yediği belli olmayan tür- artık okyanusta götümüzü ısıran köpek balığına, nehri istila eden balıklarıa, ormanın içine kurduğumuz evlere yiyecek çalmaya gelen maymunlara, soktu mu dağıtan yılanlara, balkonumuza pisleyen kargalara kızmayı bırakalım. Belki bu şekilde biraz daha insan oluruz.
Neden mi?
Çünkü dünyayı istila ettik amına koyim hala istilacıyı dışarıda arıyoruz....

2 yorum:

Dayatılanla Yaşayan dedi ki...

çok güldüm ama bir o kadar da hak verdim okurken.. bir gün aklımız başımıza gelecek ama iş işten geçmiş olacak gibi

begüm dedi ki...

:) geç olmadan kibirle yaşamaya son vermek lazım...sevgiler