01 Aralık 2009 Salı

yağlı mı boya?

Mavi bir karmaşanın üzerine yerleşen açık sarılara kontur atarsan korumuş olur musun huzurlu ortamı? Bildiklerinden uzak amorf şekillerin arasında mükemmel oranlarınla eşkenar üçgen gibi dik durabilir misin peki? Resmin hangi bölümünde rahatça gösterebilirsin bütün hünerlerini? Kenarda iddialı bir şekilde durur keşfedecek ayrıcalıklı gözleri mi beklersin yoksa en göbeğe olanca sıradanlığınla yerleşir göz ayırt etmez misin?
Hangisi sensin?

caz yapma

Bazı söylemler vardır ki seni donuna kadar açıkta bırakır. Sen isteiğin kadar havalı takıl, taytının altına yağmur botlarını giy caddede süzül geldiğin yer belli, kültür belli. Eğer geldiğin diyarlarda "caz yapma" gibi dile yerleşmiş, anlamını sorgulamadığın yerleşik kalıplar varsa ve sen bunları yeri geldiğinde gediğine oturtuyorsan geçmiş olsun. Dünya jet setine girmek için bir dahaki seferi bekleyeceksin artık. Biz millet olarak kısa ve pratik şeylerden hoşlanıyoruz. Bize kimse caz yapmasın yani. Biz ipod alır içine Gülben Ergen best of yükleriz. Daha da neler Herbie Hancock yükleyecek değiliz ya. Allah korusun uzatır falan enstrümantal soloları. Sinirler hoplar, asaplar tıkırdar basarız lafı adama. "Caz Yapma lan" ... İşte All That Caz

National Wild

"Bir aslan miyav dedi. Minik fare kükredi. Fareden korktu kedi. Kedi pırr uçuverdi" adlı yeni belgesel haftasonu boyunca National Wild kanalında izlenebilir.

Şarkı sözü yazarlarının hayal güçlerini takdir etmeye çalışmakla birlikte kafam da karışmıyor değil. Hayvanlar alemine takmış bir kaç tane yazar sürekli dolaşıyor aramızda. Bunların nelerden beslendiğini ya da neyle beslendiklerini merak etmemek için kendime hobiler, farklı meşguliyetler bulmaya çalışıp duruyorum. Sevgilden yolu geçenlerle buluşmayı hedefleyen Kayahan, bu şarkıyı söyleyerek nasıl bir sevgi yumağı hayal ediyor olabilir mesela? Mesajın üzerinde duralım belki çözeriz... "Olmayacak işler oluyor ben ne yapayım mı demek istiyor?" yoksa "Olmayacak duaya amin diyen kazanır mı?"

Ben aslanın kükrediği, kedinin fareyi gurcukladığı buna kızan farenin de sinirini kuştan çıkarttığı bir dünyada daha rahatım. Bırakın bildiğimiz gibi yaşayalım sevgili söz yazarları.

yol hikayesi

Ramazan dolayısıyla ülkemizi ziyaret eden Kenny G, kurban etiyle yapılmış etli ekmeğin tadı damağında kalınca müslüman olmuştur. Konya'ya yerleşen sanatçı Kenan GE adını almıştır.

Siz hala mutluluğu laiklikte, sekülarizmde mi arıyorsunuz? Yiyin etli ekmeğinizi bulun yolunuzu...
(Zafer ve mehmet'e geyiğin en güzeli için alkış)

who has just left the building?

Bir konuda işinin ehli olmuş adamların yanındaki kadınlar hep madur rollerdedirler. Peki biz bunu nereden öğreniyoruz? Adamlardan daha çok yaşayan madur kadınların rol aldıkları, söz sahibi ve anlatıcı oldukları biyografilerden. Ya o adam yaşasaydı o kadınlar o kadar madur rolü oynayabilir miydi? Büyük muamma...Tamam katılıyorum bu tip meşhur olan adamların yüzde olarak çoğunluğu dil altı yaptıkları uyuşturucu ve hayat kadınlarından ölmüş. Adam meşhur, adam hareketli, adam sahnede, adam göz önünde, adam dünya çapında arzulanıyor... Yani bu adamı sevsen de nikah masasına oturtup çocuk yapmanın ne kadar anlamı olabilir. De ki başardın peki de nasıl madur olmazsın.
Biz kadınlar olmayacak işlere kalkışıp sonra madur olmaya bayılıyoruz gibi geliyor bana. Sonra da başarılı ama ele avuca sığmaz erkeğin cenazesi ardından elimizde sigara, gözümüzün altında mor halkalarla çıkıp dökümanter filmlere bilgi sızdırıyoruz. Niyetimiz en azından adam gittikten sonra neler çektiğimizi dünyayla paylaşıp bir nebze içimizi rahatlatmak.
İşte bu da bizim yapımız. Kadınlar ne ister hala anlayamayan varsa okumaya devam

Issız adama düşerseniz

Issız bir adama düşerseniz yanınıza alacağınız üç şey nedir?

1- Kesinlikle bir iletişim aleti... Tercihen telefon daha çok çalışır ama internet ortamı olan bir bilgisayar da işinize yarayabilir. Erkeğiniz her an gitmeye meyilli bir yapıya sahip olacağından bu tip iletişim aletleri sizin sosyal ortamdan kopmamanızı ve terk edildiğinizde acınızı hafifletecek insanlarla iletişimi koparmamanızı sağlayacaktır.

2-Bir adet cosmopolitan dergisi... Bu dergi yıllardır verdiği önerilerden dolayı tercih sebebidir. Bağımlılık problemi olan erkeğinizi bir tık daha fazla nasıl elinizde tutabilirsiniz bu dergiden öğrenebilirsiniz. Sürekli üzerine bal döküp yalama olayını abartırsanız adam yine kaçacaktır. Fazla tatlı muammeleye gelmez bu tip adamlar.

3-Birden fazla alkollü içecek... Büyük ihtimal erkeğiniz alkol sınırını aşmakta sıkıntı çekmiyor olacak bu yüzden yanınıza alacağınız neşeli, pahalı ama mutlaka sertlik derecesi yüksek bir içecek size bağlı olduğu süreci uzatacaktır ( en azından şişeler bitene kadar ilişkiniz garanti)

Benim alacaklarım bunlar ama siz diyorsanız ki benim önerim daha çok çalışır. Hepimizle paylaşın biz de faydalanalım ilişkiler ıssızlığını korumasın...

20 Kasım 2009 Cuma

mada

Annelerle kızlarının arasındaki ilişki parmak ucunda kurumuş bir damla uhuya benzer. İlk başta çok yapışkan ve yılışık başlar. Sonra dokundukça uzayan mevzulara döner. En son ise parmak izinin çıktığı, istediğin zaman iz bırakmadan çıkartabileceğin bir probleme dönüşür.
Olgunluk çağı kurumuş uhudur. Kimse zarar görmez. sevgi bakidir.

BBG evi???

insanların yaptığı en büyük hatalardan biri başkalarının hayatlarına kattıklarını zannettikleri yorumlar. "Ben onu tanıyorum o bunu yapmaz" gibi yakın temas insanlar için sarf edilen, anlamsız ama kendini özel hissettiren konuşmalar bir kişiye ne kazandırır? EGO diyenler bu yazının kazanan şanslıları. Hediyemiz "i"ile başlayan tireyle devam eden iletişim aparatı falan değil tabii ki. Hediyemiz bir kesekağıdı dolusu organik olgunluk. Bu tip öngörülerin sonunda her zaman mutsuzluk gelir. Öngören kişi ve tavsiyeyi dinleyen insan sadece yaşayamadıklarıyla kalır. Bir evin kapalı kapıları ardında ne olduğunu, hangi boyuttta ve nasıl yaşandığını, kazan-kazanma tablosunu bir tek o evin mensupları bilebilir. Dış pencereden içeriyi dikizleyenler ise hayal güçlerinin sınırlarını pencere pervazına salya olarak bırakırlar.

19 Kasım 2009 Perşembe

Need for data

Hayatın ne kadar tesadüfi bir şey olduğunu anlatmak için şöyle bir örnek yerinde olacaktır. Caddede yürüyorsunuz karşı kaldırımda bir kapkaç adamıyla mücedele veren bir kadın var. Kadın çantayı ısrarla bırakmıyor. Adam da onu alabilmek için her tür eziyeti vermeye hazır. Siz 5 metre ötede bütün olup biteni izliyorsunuz. Hikaye iyiyle kötünü hikeyesi değil. Kim daha kararlıysa kazanan odur. (Burada kadının kazanmasını bekleyen pollyannalar bir tık geriye çekilsinler ve hayatlarını gözden geçirsinler. Neden başarılı olamdıklarını bu şekilde öğrenmelerini istemezdim ama yazmam gereken bir şeyler var.) Neyse siz karşı kaldırımdan bir takım fikirler atıp tutuyorsunuz bu bilmediğiniz insanlar hakkında ve yolunuza devam ediyorsunuz. Sonra seneler sonra bir bakıyorsunuz o kadınla ya da adamala bir şekilde yollarınız kesişmiş. "Küçük dünyamız" lafı sizi kurtarır mı? Hayır. Kurtarmamalı en azından. Büyük büyük laflar etmemeyi öğrenmeli ya Miş gibi yapmalı. Hayatta başınıza gelmeden bir şeylere yorum yapamazsınız. Yorum için yeterli dataya asla sahip olamayacağınızı unutmadan yaşayın.

home made

Benim atıp tutmam için boş bir sayfa ve yanıp sönen bir cursor olması yeterli. Dayanamıyorum hemen bir sigara yakıyorum ve bilinçaltı denen yere akpilimi basarak çift vesait yapıyorum. Bazen çıkan şeyler beni de ürkütmüyor değil. Yazarken iyi de sonra dönüp okumak sorun yaratıyor. Bi şizofren bölünme, bilinçaltınla bloğunda karşılaşmak (meditasyonda olmaması bilinçli olmadığını gösterir)... Bu kadar deşifre olmak da cabası. Hangi kadın bu kadar deşifre olmak ister hayatta. Sevgiline havalı havalı takılıp "Bloğumu okuma ama tamam mı?"diyebileceğin şirin bir hayat var mı? Adam senden tırsmaz mı? Bu karının kafası amma da karışık nasıl çocuk yapılır demez mi? Allahtan benim sevgilimin hoşuna gidiyor bu tip manyaklıklar da ben de önce fikirlerimi pembeleşinceye kadar kavurup bol baharatla size çakabiliyorum. Ben zehiri atıyorum vücuttan ama okuyanlara ne oluyor hiç bir bilgim yok. Zarar görenler, takılıp kalanlar, hayatları bok olanlar bana bir ince mesaj versinler.