24 Ekim 2009 Cumartesi
bacaklarından değil kafadan ayırmak
insan ayırmanın dayanılmaz hafifliği içindeyim. Önce vicdanıma 1-2 dakika yenik düşsem de, karşı tarafın davranış fakirliği karşısında içimdeki asortik canavarı salıveriyorum. sol kaşım havalanıyor, bakışlarım en yukardan seyir eyliyor. Artık kıçım erişilmez yükseklerde yürürken kendimden aşağı gördüğüm insanla aradaki mesafeyi iyice açmış bulunuyorum. Sorun aramızdaki maddi uçurum değil. Fakirlik ya da zenginlik değil. Sorun kültür; nerede nasıl davranacağını bilmek, nasıl konuşman, nasıl nefes alacağını hissetmek. Yurdum insanı belli ki köylünün toprağından gelen naif asaleti kaybetmekle kalmamış, şehirli olmanın gerektirdiği zeka ve hareket kabiliyetine de ayak uyduramamış. Önerim senelerini sikik dizilere değil daha yaşamsal aktivitelere ve eğitime yatırmaları yoksa ben kalkan her bir uzvumla birlikte vicdanımın üzerinden atlayarak insan ayırmaya devam edeceğim.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder