19 Kasım 2009 Perşembe

Backstage

Sahneye çıkacak medeni cesareti olan adamın oyun oynama kabiliyeti yadsınamaz. Bazıları perde ardına saklanırken bazıları ışıkların alnına vurduğu ortama çıkar ve şov ne gerektiriyorsa onu icra eder. Burada bahsi geçen sahne dandik siyah kumaşın suntaya zımbalandığı, yerden bir tık yüksek olan platform değildir. Bildiğiniz hayattır. Fakat bir de backstage denilen bir gerçeklik vardır. İşte esas olan orada olur. Bkz. Elvis. Sahnede o büyüyen yaratık eve gidince bütün sahtelikler yatakta pazar çarşafı gibi sırtını tırmalar. Sahne arkası adamının ise bu gibi sorunları yoktur. Tek derdi her zamankiyle aynıdır. Kişilik bölünmesiyle uğraşmak zorunda kalmaz. Belki menemenin domatesidir sorunu belki de yeni aldığı ayakkabının zamanından önce burnunun kırılmasıdır. Yazar böyle bir sorumluluğu almaktan kaçarak seçimi size bırakır. Ya sahne önü ( pazar çarşafı diyorum yalnız!!!) ya da sahne arkası... Seçim sizin.

Hiç yorum yok: